Azumi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Azumi

Mesaj tarafından Ok4N Bir Paz Nis. 20, 2008 9:58 pm

Çok büyük kayıpların verildiği bir savaşın ardından Rahip Tenkai, oğlunu da çarpışmada kaybeden Gessai 'ye ileriki yıllarda bu tip vahim olayların yaşanmaması için çok gizli bir görev verir. Gessai, tapınaktan ayrılacak ve toplayacağı çocukları usta birer suikastçi olarak yetiştirecektir. Bir savaş lordunun eli kaşınmaya başladığında Gessai 'nin suikastçileri zatıâlilerini ziyaret ederek; kendisinin gazını(canını) alacaklar ve bu sayede yeni savaşların, yeni acıların önüne geçebileceklerdir...
Tapınaktan ayrılan Gessai ülkenin dört bir yanını gezmeye, potansiyeli olan yetim çocukları toplamaya başlar. Gessai bu yolculuğu sırasında, annesini kaybetmiş bir kız olan Azumi ile tesadüfen karşılaşır ve onu da yanına alır. Gessai ve suikastçileri yıllar boyunca herkesten uzakta, dağlarda, göçebe bir hayat sürdürürler. Her gün suikast ve savaş eğitimi alan Gessai 'nin çocukları artık birer genç ve mükemmel birer suikastçidirler. Ustaları Gessai 'den ise sadece, görevlerine başlayacakları o günün geldiğini söylemesini beklemektedirler...
Bir akşam yemeği sonrası sohbet esnasında Ustaları Gessai, suikastçilerine bekledikleri haberi verir. Yaşadıkları dağdan yarın ayrılacaklardır. Duydukları haberle coşan gençlerin sevinçleri, ertesi gün dağdan ayrılmadan önce Gessai 'nin kendilerine verdiği emir ile yerini endişeye bırakır. Çünkü, gençlerden en sevdiği arkadaşları ile eşleşmelerini isteyen Gessai, eğer yola çıkmak ve soğuk kanlı birer suikastçi olabilmek istiyorlarsa; eşleştikleri arkadaşlarını gözlerini kırpmadan harcayabilmeleri gerektiğini söylemektedir ve bunda son derece kararlı, son derece ciddidir...
Misyonu uğruna en sevdiği arkadaşı Nachi 'yi kesmek zorunda kalan Azumi, yaşadığı duygusal çöküntünün etkisiyle misyonunu ve bunu gerçekleştirme biçimini sorgulamaya başlayacaktır. Tüm bunlara sebep olan savaş lordlarının kısa sürede suikastçilerin varlığından haberdar olması ve radikal önlemler almalarıysa; kafası zaten karışık olan Azumi ve arkadaşları için işleri daha da zorlaştıracaktır...


"Azumi (2003)" ve "Azumi 2: Death or Love (2005)" Üzerine:
Filmlerin çıkış noktası, Yu Koyama 'nın yazdığı/çizdiği, 48. Shogakukan Manga Ödülleri 'nde "Mükemmellik Ödülü" almış olan 41 bölümden oluşan manga. Mangadan sonra başlayan "Azumi 'nin Etinden, Sütünden, Yününden Faydalanma Faaliyetleri" 'ni dallandırıp budaklandırmadan önce, filmler hakkında iki çift lâf edeyim...
Filmleri, büyük bir beklenti ile izlemiş olmamın getirisi, koca bir hayal kırıklığı oldu. Drama dair yansıtılması gereken ve intikamı, öfkeyi beslemesi gereken unsurlar kesinlikle yansıtılamamış. Yönetmenin ve görüntü yönetmenlerinin başarısızlığı ise örnek olarak gösterilmesi gereken cinsten. Zira filmin içinde çok yaman bir çatışma sahnesi yaşanırken; set havasını rahatlıkla soluyabiliyor seyirci. Böyle olunca da filmden kopuyor, kendisini kasmayı, umursamayı bırakıyor. Tabi, çatışmanın büyüklüğünü yansıtabilmek için geniş açı kullanılmasının getirdiği bir zorluk var kuşkusuz fakat bu izleyicinin sırtına yüklenesi bir diyet olmamalı.
Aynı ölçüde, aynı bolluktaki kapışma sahnelerini Kung Fu (2004) 'te de izledik. Absürt komedi olmasına rağmen! izlerken seti bu kadar çok görmüyorduk. Yönetmenin bir boyut takıntısı olduğu ve kimsenin kendisine işlevin daha önemli olduğunu söylemediği aşikâr. Eğer daha yakın plân çalışsa, elinde katanası ile herkesi "Aile Kasabı Ferruh" gibi doğrayan mini etekli bir lolita imajı çizmekle uğraştığının yarısı kadar Azumi 'nin gözlerine odaklansaydı; hem eksik kalan dram unsurlarını yerlerine koyabilir hem de setini, seyircinin göremeyeceği şekilde filmlerine yansıtabilirdi. Elbette setten benim kadar rahatsız olmayan, hatta bunu görmeyen izleyiciler de vardır. Fakat bu nüansta gerçekten başarılı filmler seyretmiş olan izleyicinin, aynı hususa dair sıkıntıları olduğundan da şüphem yoktur.
Bu işte emeği geçenler nasıl bir film çekmek istedi açıkçası anlayamadım. Çünkü bu eksikliklerine "Bu da cabası!" dermişçesine, Azumi (2003) 'te filmin içine bir de efektle "zıpır" sahne yerleştirmişler. Hangi akla binaen böyle bir şey yaptılar, aklım almadı. Tabi, Japonlar 'ın bir kısmı böyle şeyleri hem seviyor, hem de bu tip cıvıklıklara alışık, o ayrı. Fakat bunun, filmi izlerken atı son 400 'e girmiş gibi Azumi 'ye içinden: "-Hadi kızım!" diyen Türk seyircisini hoşnut ettiğini, edeceğini sanmıyorum. Kısacası hemen hemen her açıdan ya vasat ya da vasatın altında kalan filmler "Azumi (2003)" ve "Azumi 2: Death or Love (2005)".

Yukarıda, "Azumi 'nin Etinden, Sütünden, Yününden Faydalanma Faaliyetleri" demiştim, bu dal ve budaklardan da bahsedeyim:
Çeşitli platformlarda oyunları yapıldı, çocukların oynaması için oyuncak bebeği, hatta yetişkinlerin oynaması için de bir bebeği yapıldı. Hikâye, "Azumi Returns" ismiyle tiyatroya da aktarıldı. Hiroyuki Kawasaki yönetmenliğinde, "Azumi III - Female Ninja" adıyla softcore pornosu çekildi. Fakat yasal problemler yüzünden, sonradan adını "KASUMI" olarak değiştirmek zorunda kaldı. İzlemedim ama Azumi 'nin katana değil, kama sutra eğitimi almış versiyonu olduğunu sanıyorum ve eğer Azumi filmlerini izleyecekseniz; başına büyük beklentilerle oturmamanızı tavsiye ediyorum...

_________________



Ok4N
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 93
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 08/03/08

Kullanıcı profilini gör http://turkey-forum.mrforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz